KOMUTAN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KOMUTAN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ağustos 2013 Çarşamba

KOMUTAN


3.BÖLÜM

Yulya gönderdiği mesajda hafta sonunda Tanya ve kızlarla ev partisi yapacaklarını söylüyor ve özür diliyordu. Ben mesajını yanıtlamadım. İçimde sadece büyük bir öfke vardı. İntikam almak istiyordum.

Hafta sonu neler yaptıklarını içeren bir video kaydı elime ulaştı. İzlediğim görüntülerde Valerya, Sergey ve bir adam alkol alıyordu. Bir süre sonra Sergey ve Yulya öpüşmeye başladı derken adam çantasından çıkardığı bir şeyle Yulya’yı bayılttı. Sırt üstü yatırdıkları koltukta adam sorular soruyor ve Valerya notlar alıyordu. Bu gördüklerime inanmak istemiyordum. Ekranın ta içine girmiştim neredeyse. Bir şeyler yapıp Yulya’yı bu lanet adamların ellerinden kurtarmalıyım diye düşünüyordum. Fakat yine de içimdeki ses onun bu alçaklara karşı koyabilmesi gerektiğini söylüyor ve ona karşı yine beni intikam almaya zorluyordu. Çok karmaşık duygular içerisindeydim. Nasıl bir olayın içerisinde kendimi bulduğumu anlamaya çalışırken komutan beni odasına çağırdı.

- Gel evlat otur bakalım. Şaşkınlığını anlıyorum fakat maalesef bilgiler bu yönde. Şimdi ne istiyorsun söyle bakalım?
-  Komutanım ben, bilmiyorum. Kafam inanılmaz karışık, ne yapacağımı bilmiyorum. Bu insanlar benim kız arkadaşımı kullanıyorlar. Hem de en ahlaksız işlerle. Ve o da bunlara karşı koyamıyor.
- Bak evlat onu kurtarmana yardım edeceğim. Askerliğin haftaya bitiyor. Yurtdışına çıkışta sorun yaşamayacaksın. Ama çok sıkı bir plan yapacağız. Seni şu anda sadece askerliğini yapan aptal bir âşık olarak görüyorlar. Senin oraya gidecek olmandan rahatsız değiller. Bu güzel. Yani düşmanlarını tanımıyorlar. Daha doğrusu bir düşmana sahip olduklarını bile bilmiyorlar. Ama en küçük bir hata yaparsan affetmezler. Bu büyük bir oyun ve onlar sadece küçük bir parçasından sorumlular. Senin de kız arkadaşın ve belki de eşin olacak insan maalesef bu grubun pençesinde.
- Peki, planınız nedir? Nasıl kurtarabilirim onu?
- Bu ekibin en korktukları şey, Nikolay’ın ellerinden kaçması. Adam çok zeki ve politik yönden de güçlü. Bizim amacımız İsrail istihbaratının bilgi trafiğini yavaşlatmak ve tek darbeyle durdurmak. Öyleyse kız arkadaşının meşgul olacağı problemler ortaya çıkarmalıyız.
- Ne gibi problemler komutanım?
- Oraya gitmeden ne yapman gerektiğini söyleyeceğim merak etme. Ve dikkat etmen gerekenleri de. Şimdi kendini bu göreve iyice hazır hissediyor musun söyle bakalım?
- Evet komutanım.
- Güzel. Öyleyse yolun açık olsun.
- Sağolun komutanım.


Askerlik görevimin son haftasında aldığım kargolarla adım adım ne yapacağımı öğreniyordum. Kendimi güçlü fakat yine de tedirgin hissediyordum. Ailemi düşündükçe neden böyle bir işe bulaştığımı, annemin sözünü dinlemem gerektiğini, bu kızın benim için hayırlı olmadığını düşünmek tedirginliğimi artıyordu. Fakat Yulya’ya olan sevgim bir anne, bir baba gibi şefkat doluydu. Onu yalnız ve çaresiz bırakamazdım.


Eve dönüş

4 saatlik otobüs yolculuğum sona erdiğinde beni karşılamaya gelen babamın sevinci gözlerinden okunuyordu. Uzunca bir aradan sonra ailemi gördüğüm için çok mutluydum. Bir an her şeyi unuttum. Ve onlarla geçirdiğim iki gün boyunca hiçbir olumsuzluk hissettirmeden Moskova yolunu tuttum.

Sabaha karşı beni hava alanında bekleyen sevgilimi görünce hissettiğim o duyguyu tanımlayamıyorum. Bir saat içerisinde kaldığı eve gitmemiz gerektiğinden sarılma merasimimiz kısa sürdü. Beni evine bırakıp okula gitmesi gerekiyordu çünkü. Okuldan dönmesini beklerken izlendiğimi bildiğim için olağan halimin dışına çıkmıyordum. Şüphe uyandırmamak adına çekmeceleri kontrol etmedim. Sadece uyudum ve bir şeyler atıştırdıktan sonra müzik dinledim. Yulya’nın okuldan dönmesini beklerken yeniden uyumuşum. O geldiğinde kapının sesine uyandım. Gülümsedik. Birbirimizi çok özlemiştik. Hiç bir şey sormadım hayatıyla ilgili. Anın tadını çıkarıyorduk. Her anımızın izlendiğini bilmek çok tedirgin edici bir durum olsa da kendimi en iyiyi verebilmek adına zorluyordum. Her şey doğal haliyle ilerliyordu. Zaman zaman yaşadığımız tartışmalar bile doğal gibi gözüküyordu. Aslında amacım ardımda problemlerimizle boğuşmak zorunda kalan bir kadın bırakmak ve yavaşlattığım bilgi ağının üzerine darbeyi indirmekti.

Ertesi gün Tanya’yla bir alışveriş merkezinde buluşacak ve Yulya’yı bekleyecektik. Alışveriş merkezinin dört kapısı vardı ve ben Tanya’nın geleceği kapıyı biliyordum. Daha önce izlediğim videolarda Yulya’yla buluşmaları hep güney kapısından olmuştu. Haliyle ben güney kapısında onu beklemeye başladım. O beni görüp yanıma geldiğinde bir tesadüfmüş gibi davranıp ona sıkıca sarıldım. Sevgilimin lezbiyen sevgilisine sarılıyordum. Bir an görüntüler aklıma gelince midem bulandı fakat fark etmesin diye sarılmaya devam ettim. Birlikte Yulya’ya hediye aldık. Onun çok sevdiği bir zekâ oyunuydu. Yulya geldiğinde çok mutluydu. Bir kafede üç sevgili oturduk. Gülümsüyordum. Aklıma gelmezdi böyle bir durumla karşılaşacağım. Hatta bir an Sergey ve Valerya’yı da bizimle hayal edince beni bir gülme tuttu. Neyse ki şakalar yaparak onları da güldürdüm ve iyi toparladım.

Günlerim Yulya ve arkadaşlarıyla yaptığımız eğlencelerle geçti. Tam on gün boyunca Sergey ve Valerya’nın bilgi ağını kesmiş olmanın mutluluğunu yaşıyordum. Kız arkadaşımın yenilendiğini görüyordum. Gözleri parlıyordu. Bu kızı kurtardığımda her şeyin çok güzel olacağına dair umutlarımı tazeleyerek evimin yolunu tuttum.



DEVAM EDECEK...

31 Temmuz 2013 Çarşamba

KOMUTAN


2. BÖLÜM

Yeni haftayla birlikte yenilenmiş ve intikam hırsıyla dolmuştum. Fakat nasıl intikam alabileceğimi bilmiyordum. Komutanın odasına girdim ve durumu anlattım. Sakin olmam ve beklemem gerektiğini söyledi. Beklemeye başladım. Her gün bir tane zarf mutlaka geliyordu. Artık her anını izlediğim Yulya’nın fotoğrafları, ses kayıtları, evindeki video kayıtları, yattığı adamlar, her şey ama her şeyi izler hale geliyordum. Beni en çok şaşırtan ise en yakın kız arkadaşlarıyla yaşadığı lezbiyen ilişkilerdi. Bunlardan biri Novgorod şehrinde yaşayan Valerya bir diğeri de üniversiteden yakın arkadaşı olan ve kendisiyle aynı şehirde Moskova’da yaşayan Tanya’ydı. Valerya’dan nefret ediyordum. Onu ilk gördüğüm günden beri ısınamamıştım. Sergey’in yakın arkadaşı olduğunu biliyordum. Dolayısıyla zaman zaman kız arkadaşımla buluşuyor olmaları beni huzursuz ediyordu. Nitekim izlediğim videolardan sonra nefretim iki katına çıkmıştı. Tanya’nın kız arkadaşıma olan yakınlığı farklı türdendi. İlk zamanlar onun lezbiyen olabileceğini düşünmedim dersem yalan söylemiş olurum. Dolayısıyla izlediğim görüntülerden sonra onun da lezbiyen olduğu tescillenmiş oluyordu. Fakat anlayamadığım tek şey, nasıl oluyordu da kız arkadaşımın geçmiş bilgileri ve görüntüleri veya kayıtları bana ulaşıyordu. Ben söylemeden önce takip mi ediliyordu ki diye sormak üzere komutanın yanına girdim. Fakat soru soracağımı önceden bilir gibi eliyle sus işareti yaptı ve yine sinyal bozucu aletleri belli noktalara yerleştirdi. ‘’ Şimdi konuşabilirsin’ dedi.

Komutanım nasıl oluyor da bu eski görüntüler elinize ulaşıyor?
Bak evlat, bilmediğin çok şey var. Fakat endişelenme adım adım öğreneceksin. Şu an için tek söyleyeceğim şey durumun sandığın kadar basit olmadığı. Ayrıca bilgileri de Rus istihbaratındaki dostlarımızdan alıyoruz. Beklemeye ve öğrenmeye devam et.
Emredersiniz komutanım! Diyerek odadan ayrıldım. Rus istihbaratı kendi vatandaşlarıyla ilgili böylesine bir bilgi trafiğini neden sağlasın diye düşünüyordum. Fakat acele etmeyip beklemeye karar verdim. Zaten başka seçeneğim de yoktu. Bu arada da kız arkadaşımın şüphelenmemesini sağlamak adına onu arıyor, tatlı mesajlar gönderiyordum. Bazı hafta sonları internet üzerinden görüşüyorduk. Her şey yolunda gidiyordu. Askerlik sonrası onu ziyarete gideceğimi söyledim. Şaşırdı fakat pek mutlu görünmüyordu. Sanırım o sırada Sergey’i nasıl atlatacağınışünüyordu.
                                                                           
Askerliğimin bitmesine bir ay kalmıştı. Geleceğime ve geleceğimize dair en ufak bir fikrim yoktu. Gelen kargolar ve aldığım bilgilerden sonra nasıl bir yol izleyeceğimi düşünüyorken bir zarf daha aldım. Yulya’nın öğretmenlik yaptığı okulun müdürünün içerisinde bulunduğu uyuşturucu trafiği hakkında bilgiler içeren zarfı okurken dehşete düştüm. Okul müdürü Nikolay, zehirlediği birkaç ‘serseri’ öğrencisini dışardan gelen esrarın içeriye girişinde ve satışında kullanıyordu. Çok sıkı denetlenen eğlence mekânlarındansa okulda satış yapmak zekiceydi. Nikolay’ın serserileri günden güne arkadaşları arasında bu ağı genişletiyordu. Takibe yakalanan Yulya’nın Valerya’yla yaptığı telefon görüşmesi aynen şöyleydi:

Yulya: Selam canım nasılsın?
Valerya: Harika bebeğim sen!? Çok özledim seni! Sevişmek için can atıyorum!
Yulya: Ahaha hiç havamda değilim Val!
Valerya: Neden ne oldu!?
Yulya: Bugün iki öğrencimi birbirlerine küçük bir poşet verirken gördüm. Sanırım kokaindi. Yakalandıklarını fark ettiler fakat hiçbir şey olmamış gibi davrandılar. Ne yapacağımı bilemiyorum! Daha çok küçük bu çocuklar! Ailelerine mi söylemeliyim yoksa polise mi yoksa müdüre mi bilmiyorum!
Valerya: Aptallaşma! Sakın kimseye bir şey söyleme. Bak canım anlıyorum seni fakat bu çocuklar çok tehlikeli olabilirler. Böyle bir şikâyet durumunda hiçbir ceza almayacaklarını çok iyi biliyorlar. Çünkü onlar daha çocuk! Ve sen yalnız yaşayan genç bir kadınsın! Anlıyor musun ne demek istediğimi?
Yulya: Evet,evet anlıyorum fakat ne yapmalıyız? Kafamızı kuma mı gömelim herkes gibi?
Valerya: Canım dinle, hafta sonu buraya gel konuşuruz detaylı bir şekilde hem fena halde azdım, seni düzmek istiyorum!
Yulya: Orospusun sen! Yine beni baştan çıkarmayı başardın! Ah ama bir dakika Cumartesi günü Ali’yle konuşacaktık internette. Buraya geliyor bir ay sonra! Çılgın Türk!
Valerya: Salak Türk demek istedin herhalde!? Arkasından ne işler çevirdiğini bilse bu çılgın Türk’ün sana neler yapabileceğini unutmuyorsundur umarım.
Yulya: Merak etme tatlım, her şey kontrolüm altında. Bana o kadar âşık ki, gözü hiçbir şey görmüyor. Eh bana da bunu kullanmak kalıyor.
Valerya: Neyse ben anlamam bul bir yolunu ve buraya gel! Novgorod yanıyor bebeğim!
Yulya: Tamam tamam haber vereceğim sana. Görüşürüz.
Valerya: Görüşürüz.

Bu okuduklarımdan sonra komutanın yanına gidip artık daha fazla bilgi almak istemediğimi söylemek üzereydim ki masanın üzerine bıraktığım zarfın içerisinde bir kâğıt parçası daha olduğunu gördüm.

Valerya, İsrail istihbaratına çalışıyor. Yulya üzerinden okul müdürü Nikolay’ı takip ediyor ve uyuşturucu trafiğini izliyordu. Sergey, Valerya’nın Moskova’daki ayağıydı. Ve aralarında geçen bir telefon görüşmesi aynen şöyleydi:

Sergey: Bizim kızın aptal aşığı can sıkıcı bir noktaya geldi. Adam evlenmekten falan bahsediyor. Ne yapalım dersin?
Valerya: Bence herhangi bir şey yapmaya gerek yok. Sonuç olarak bu kızın iki tane sevgilisi var. Biri senin gibi bir öküz, diğeri de romantik bir âşık.
Sergey: Öküz mü!? Ben gayet iyi bir sevgiliyim.
Valerya: Dinle, sen onun sevgilisi falan değilsin. Bu sadece bir görev. Bu kız sende olmayan özellikleri o Türk’te bulurken, onda olmayanları da sende buluyor. Haliyle ikinizi hatta ve hatta beni ve Tanya’yı idare ediyor. Bir bakıma o da bizi kullanıyor. Biz istediklerimizi aldığımız sürece bir şey yapmamıza gerek yok. Alamayacağımızışünüyorsan, Türk’ü ve Tanya’yı aradan çıkarabilirsin. Fakat bana kalırsa bunu yaparsan onun düşeceği boşluğu tahmin ediyorsundur. Uzunca bir süre bilgi akışımız yavaşlar ve o orospuçocuğu Nikolay’ı elimizden kaçırırız! Anlıyor musun!?
Sergey: Anlıyorum bağırmana gerek yok.
Valerya: Güzel, öyleyse zekânı bu kızdan daha fazla nasıl yararlanabilirsin ona kullan.
Sergey: Peki madam! Görüşürüz.
Valerya: Görüşürüz. 


DEVAM EDECEK...